SÜNNET GELENEĞİ

 

 

             Erkek çocukların “mürüvvetinin görülmesi” geleneksel yaşantı inanışları içinde iki dönemde olur: Önce sünnet, sonra evlenme... Dinî bir yaptırım olarak sünnet geleneği bütün Müslüman toplumlar Sünnet hazırlıkları arasında, evin baştan aşağı temizlenmesi; lavanta kokan işlemeli yatağın, çarşafın, yorganın hazırlanması; zengin bir aile ise, kendi çocuğuyla birlikte sünnet edilmesi düşünülen aynı sokak, mahalle içindeki çocukların ailelerine haber verilmesi; konukların ayrı ayrı çağrılması; sunulacak özel yemeklerin malzemelerinin alınması; yemek pişirecek kişilerin belirlenmesi; gereken kapların, sinilerin sağlanması hep önceden düşünülüp plânlanan işlerdir.

 

           Sünnet gününden bir gün önce veya aynı gün sabah, yörenin evliyasının kabri, türbesi ziyaret edilip, sadakalar dağıtılır. Fakir fukaraya yardım edilir. Yöresine göre, at sırtında veya otomobille çevre yollarda bir tür gövde gösterisi yapılır, davul zurna eşliğinde oyunlar oynanır, halaylar çekilir.

 

            Sünnet sırasında, çocuğu kucağında tutan kişi, genellikle “kirve” denilen ve sünnet masraflarının büyük bir bölümü ile konukları ağırlama masraflarını karşılayan ve çok önem verilen kişi, artık yakın akrabadan daha yakın sayılır. Söz gelimi, kirve ne kadar yabancı olursa olsun, çocuk kirvenin kızıyla asla evlenemez; halk buna “nikah düşmez” diye karşı çıkar, kabul etmez.
              Sünnetçi operasyonu bitirdikten sonra, çocuk, bin bir gürültü, şamata, gösteri arasında özel yatağına yatırılır. Sonra konuklar sırayla yatağının kenarına gelip anne-babayı kutlar ve çocuğa getirdikleri hediyeyi teslim eder veya uygun düşen bir parayı, altını çocuğun yastığının altına, üstüne iliştirir. Her konuğun hediyesine dikkat edilir ve ileride karşılık vermek gerektiğinde aynı değer ölçülerinden aşağı kalmamak şartıyla, hediyeler götürülür. Evde veya sonraki yıllarda bu iş için tutulan düğün salonlarında, her gelen konuğun yemek yemesine, ağırlanmasına dikkat edilir; hatta yoksullara sadaka verilerek herkesin gönlü hoş edilir.

 

          Son yıllarda kurum ve kuruluşlar tarafından toplu sünnetler düzenlenmekte, saz ve eğlence takımları organizasyonlarda görev almakta, geniş bir dinleyici ve seyirci kitlesi büyük mekânları doldurmaktadır.Bu tür büyük organizasyonlarda gelenlerin hediye vermesi, ertesi güne, evde yapılacak ziyaretlere bırakılmaktadır. Sağlık sorunları çıkmaz ise çocuk da ertesi günden itibaren oyuncakları ile oynayabilmekte, arkadaşlarıyla eğlenebilmektedir.

 

         Anadolu’da çocukla ilgili geleneksel işlemlerden en önemlilerinden biriside sünnet geleneğidir. Dinsel ve töresel işlemler içerisinde en katısı ve en yaygın olanı sünnet geleneğidir. Hiçbir anne ve baba bu köklü geleneğin dışında kalmak istemez. Toplumun bu konudaki hoşgörüsü ve bağışlaması yok denecek kadar azdır. Dolayısıyla belli nedenlerle sünnetleri gecikmiş delikanlılar bunun tedirginliğini yaşamaktadırlar. Yaşı gelip geçtiği halde sünnet olmayan kişilere aşağılayıcı ve kınayıcı tutum ve davranışlar oldukça yaygındır. Bu konuda köklü bir geleneğin yaptırım gücü yoğun bir biçimde geçmişte olduğu gibi günümüzde de işlemektedir.