animasyon
Sünnetin tarihçesi
PDF Yazdır e-Posta

       Sünnet tarihinin milattan önceki dönemlere 6000 'li yıllara ait olduÄŸu tarihi eserlerdeki görsel yapıtlarda, eski Mısır mezarlarından anlaşılmaktadır. Eski ve Yeni Ahit’te, sünnete çok sayıda atıf yapılmaktadır. İlahi dinler dönemlerinde de uygulanmış olup Musevilik ve İslam’da dini bir gelenek halini almıştır. İbrahim peygamberin torunu olan İslam peygamberi Hz. Muhammed kendi çocuklara sünnet yapılmasını ısrarla tavsiye etmiÅŸtir. Arap geleneklerine göre peygamberin önerisi ile o dönemde doÄŸumdan sonraki 7 gün içerisinde sünnet yapıldığı bilinmektedir. Hz. Muhammed oÄŸlu Kasım’ı ölmeden önce sünnet ettirdiÄŸi rivayetler arasındadır. Yine sünnetle birlikte yemek ikram edilmesi de o dönemin arab gelenekleri arasında bilinmektedir.

        Türklerin İslam ile tanışmalarını takiben bu geleneÄŸi de yaÅŸattıkları bilinmektedir. Zaman içerisinde dini ve toplumsal bir seremoni haline getirilmiÅŸ ve Osmanlı döneminde kutsal bir dini tören olarak kabul edilmiÅŸtir. Sünnet konusunda dünya çapında en geniÅŸ ve tek kaynak olan Vehbi’ nin Surnamesi’ nde (Surname-i Vehbi) belirtildiÄŸine göre Sultan III. Ahmet zamanında (1720) hazırlıklar hariç sadece kutlamalar yaklaşık 15 gün sürmekteydi. Sünnet zamanla yalnızca dini bir tören olmaktan çıkmış, kutlama, ÅŸenlik, güç gösterisi, aÅŸiret yada eÅŸraf geniÅŸliÄŸinin sergilendiÄŸi toplumsal bir tören haline gelmiÅŸtir. Sünnet Türk toplum geleneÄŸinde oldukça geniÅŸ yankı bulmuÅŸtur.

      Hastalıklara karşı profilaksi amacıyla rutin yenidoÄŸan sünnetinin yaygınlık kazanması 19. yüzyıla rastlar. Özellikle ingilizce konuÅŸulan ülkelerde sünnet, kısa sürede kabul görmüştür.

1989 yılında Amerikan Pediatri Akademisinin sünnetle ilgili görev komisyonu, yenidoğan sünnetinin potansiyel tıbbi faydaları ve avantajları yanında, risk ve dezavantajları da olduğunu deklare ederek, girişim öncesinde ebeveyne bunların anlatılmasını önermiştir.