| İslamiyet ve Sünnet | |
Sünnet olmak fıtratın bir gereğidir. İlk kez İbrahim (as) sünnet olmuştur. Peygamberimiz de fıtri sünnetleri sayarken sünnet olmayı ilk sırada zikretmiştir. Bugün yapılan tıbbi araştırmalarda da sünnet olmayan erkeklerle evli olan kadınlarda görülen rahim kanserinin sünnetli erkeklerle evli olan kadınlardan daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. İbrahim (as) dan kalan bu fıtri sünnet asırlardır Müslümanların geleneği haline gelmiştir. Durum böyle olsa da sünnet olmak Müslüman olmanın bir şartı değildir. Dolayısıyla büyük yaşta Müslüman olanlar sünnet olurlarsa iyi bir iş yapmış olurlar. İbrahim (as)'ın seksen yaşında sünnet olduğu unutulmamalıdır. Ama sünnet olmak istemezlerse onlar bu işe zorlanamazlar. Babanın görevi, çocuğun sünnetini, onun doğumunun ilk günlerinde yerine getirmesi, düşünmesi ve böyle yapmanın daha uygun olduğunu bilmesidir. Böylece çocuk kendini tanımaya başlayıp temyiz çağına geldiğinde kendisini sünnet olmuş bulur. İleride bundan ötürü kendi kendisini hesaba çekmez. İçinde herhangi bir üzüntü ve ürküntü bulunmaz. Gerçekten çocuk akletmeye başlayıp eşyayı asıl anlamıyla anlamayı idrak edince kendisini sünnet engelini aşmış olarak görmesi güzel ve kolay bir hava oluşturur. |
