animasyon
İnmemiş Testis, Fıtık, Alt ıslatma

       Erkek bebekler doÄŸmadan önce her iki testis bebeÄŸin karın boÅŸluÄŸundadır. Bebek anne karnında geliÅŸimine devam ederken testisler de torbaya inmeye baÅŸlarlar. Karın içi boÅŸluÄŸundan sonra kasık bölgesini geçerek doÄŸuma yakın torbaya yerleÅŸirler.

      Nadiren bu torbaya iniÅŸ doÄŸumdan sonraki ilk 6 ay içinde de devam eder. Yeni doÄŸan bir erkek çocuk doÄŸduÄŸunda testisler ÅŸayet torbada deÄŸilse, bu duruma gerçek inmemiÅŸ testis adı verilir. ÇoÄŸu zaman tek tarafta, bazen de çift tarafta birden olur. Gerçek inmemiÅŸ testiste önemli özellik, bir ya da iki testisin hiçbir zaman torbada olmamasıdır.
Utangaç testis (Retraktil testis)

Utangaç testis durumunda testisler zaman zaman torbada görülürler. Ancak özellikle soÄŸuÄŸun etkisiyle veya çocuÄŸun alt taraflarının ellenmesi gibi durumlarda yukarıya, kasıklara doÄŸru kaçarak ortadan kaybolurlar. Tıp dilinde “ retraktil testis “ denilen utangaç testisler sıcak ortamlarda, örneÄŸin çocuÄŸun ateÅŸinin çıktığı durumlarda veya banyo küvetinde sıcak suyun içinde otururlarken veya çocuk uyurken bakıldıklarında çoÄŸunlukla torbada görülürler. Utangaç testis bir hastalık sayılmaz, çocuÄŸun ilerideki hayatında bir soruna yol açmaz. Herhangi bir tedavi ( ilaç veya ameliyat ) gerektirmez. Ancak 6 aylık aralarla çocuk cerrahisi  uzmanı tarafından kontrolü gerekir. Gerçek inmemiÅŸ testisten tamamen farklı masum bir olaydır.

Gerçek inmemiş testis kendiliğinden düzelir mi?

İstatistiklere göre inmemiÅŸ testis erken doÄŸan bebeklerde normal zamanında görülen bebeklere oranla 3 kat daha sık görülür. 6 ayın sonuna kadar inmemiÅŸ testislerin bir kısmı daha iner. Ancak bundan sonra artık inmez. Erkek çocukların cinsel organlarına ait en sık rastlanan anormalliktir. Her 100 saÄŸlıklı erkek bebekten birisinde kalıcı bir hastalık olarak bulunur. İlk 6 ay geçtikten sonra mutlaka bir an önce tedavi edilmelidir. Testis, anne karnındaki yolculuk hattı boyunca herhangi bir yerde takılabilir ve inmez.1.Kasık kanalında takılmış ve torbaya inmemiÅŸ olabilir.2. Karın içinde kalmış olabilir.     

Testis tamamen yok olabilir mi?

Karın içinden torbaya olan yolculuğu esnasında bazen testis kendi etrafında dönerek bir tur atar ve besleyici damarları burkularak tıkanır. Böylelikle testis çürür ve yok olur. Doğum sonrası ciddi hastalık tablosu ortaya çıkaran ve kendisini belli eden bu durum, doğum öncesi dönemde olduğunda hiçbir belirti vermez ve bebek, testisi olmadan doğar. Muayene ile her şey anlaşılır mı? Hastaların % 80 ‘ inde anlaşılır. Çünkü bu orandaki hastada testis, tecrübeli bir elin yaptığı dikkatli muayene sonrasında kasık kanalının bir yerinde ele gelir. Ancak hastaların beşte birinde testis ele gelmez. Böyle olduğunda iki ihtimal söz konusudur. Ya testis karın içindedir. Ya da yoktur. Gerek yansılanım gerekse diğer birçok pahalı ve zor tanı yöntemi burada bize yardımcı olmaz. En kesin tanı yöntemi “ laparoskopi “ ‘ dir. Yani bıçaksız ameliyat olarak da bilinen yöntemdir. Bu amaçla karın duvarında açılan delikten ince bir ışıklı mercek sokarak tüm karın içi görülür. Böylelikle testisin olup olmadığı kesin olarak saptanır ve karın içinde duruyorsa aynı yönteme devam edilerek torbaya indirilir. Böyle durumlarda bazen iki seanslı ameliyatlar tercih edilir. Şayet testis yoksa o zamanda kalıntısı bulunarak ileride ortaya çıkabilecek kanser tehlikesi nedeniyle çıkarılmalıdır.

 

İnmemiş testis neden tedavi edilmelidir?

İleride çocuk sahibi olmayı önler: Çok bilinen bir kısırlık sebebidir.   Testisler ne kadar erken torbaya indirilirse bu risk o kadar azalır.  Kanser geliÅŸebilir: İnmemiÅŸ testisli hastaların testislerinde ileride kanser geliÅŸme riski normal erkeklere oranla 15 katı kadar daha fazladır. Beraberinde kasık fıtığı da olabilir: Her zaman belirti vermese de inmemiÅŸ testisli hastaların % 65 kadarında ameliyatta fıtık da tespit edilir ve cerrahi tedavisi yapılır. Psikolojik ve estetik problem oluÅŸturur. Dış etkenlere daha açıktır.

Tedavi yaşı

En ideali 6 aylık ile 1 yaş arasıdır. Ancak en geç 2 yaş bitimine kadar tedavi tamamlanmalıdır. Hangi nedenle olursa olsun inmemiş testis tedavisi 2 yaşın sonrasına bırakılmamalıdır. Şayet bilmeden 2 yaşın ötesine sarktıysa bir an önce tedavi yapılmalıdır. İnmemiş testisin olduğu tarafta fıtık da varsa o zaman hiç beklenmeden gerekirse 1 aylık bebekte de cerrahi tedavi uygulanmalıdır.

Gizli gömülü Penis

        Penisin prepubik yaÄŸlı cilt dokusu tarafından kapanarak gizlenmesi sonucu oluÅŸabileceÄŸi gibi penisi vücuda asan baÄŸ dokusunun kısalığı, yanlış sünnet ve travmalar sonucu da geliÅŸebilir. SeçilmiÅŸ vakalarda çocuÄŸun kilo vermesi ve cerrahi giriÅŸim ile düzelme saÄŸlanır.

Küçük Penis

Bir insan için cinsiyeti kadar, cinsiyetlerine uygun fonksiyonlara sahip olması da önemlidir. Cinsel fonksiyon ve üreme için cinsel organların yeterli olması yanında cinsiyet hormonlarının da normal olması gereklidir. Hormonlar gebeliğin ilk haftalarından başlayarak cinsel farklılaşmayı ve cinsel organların yeterli olmasını sağlarlar. Erkek çocukların cinsel organlarına daha çok dikkat gösterilir, çünkü hep göz önündedirler. Penis büyüklüğü hep bir merak konusudur. Küçük penis de her zaman ailelerde endişe uyandırır. Penis küçüklüğü hem ileride yol açabileceği sorunlar hem de bazı önemli tıbbi sorunların göstergesi olabileceği için dikkatle değerlendirilmesi gereken bir konudur.

Penis gebeliğin 8–16 haftaları arasında gelişmektedir. Penis gelişmesinde testosteron ve dihidrotestesteron adında iki erkeklik hormonunun rolü vardır. Bu iki hormon gebeliğin son üç ayından bebekliğin ilk altı ayına kadar penis büyümesini sağlarlar. Bu nedenle penisin normal büyüklüğe erişmesi için anne karnında bebeğin salgıladığı hormonların yeterli olması gereklidir. Genel olarak 6. ay ile ergenliğin başlangıcı arasında penis büyümesi yavaştır ve ergenlikle birlikte artan erkeklik hormonlarının etkisiyle erişkin boyutlarına erişir. Penis büyümesi için hormonlar kadar bu hormonlara cevap veren dokuların da normal olmasına ihtiyacı vardır. Erkeklik hormonları penis büyümesi yanında cinsel istek ve penisin sertleşmesi için de gereklidir.

Penis boyu gerdirilmek suretiyle ve kökü ile ucu arasındaki mesafe ölçülerek değerlendirilir. Bazen penis genital bölgedeki yağ dokusu içine gömülüdür. Buna gömülü penis denir. Bu durumda penis uzunluğunun daha dikkatli değerlendirilmesi gereklidir. Yeni doğan bir bebekte penis boyu 1,9 cm. küçükse önemli bir sorun var demektir. Bir çocuğun penis boyu kendi yaşına uyan en küçük penis boyundan kısa ise penis küçüklüğü var demektir.

Anne ve babalar yeni doğan döneminden itibaren bebeklerin genital yapılarıyla ilgilenmelidirler. Aile bebeğinin penisinin küçük olduğunu düşünüyorsa mutlaka çocuk endokrinolojisi bulunan bir merkeze götürmelidir.

Tablo: Normal erkek çocuklarda gerdirilmiş ortalama ve normalin alt sınırındaki penis boyları:

 YaÅŸ             ortalama (alt sınır)

 0–5 ay               3.9        1.9

 6–12 ay            4.3        2.3

 1–2 yaÅŸ            4.7        2.6

 2–3 yaÅŸ            5.1        2.9

 3–4 yaÅŸ            5.5        3.3

 4–5 yaÅŸ            5.7        3.5

 5–6 yaÅŸ            6.0        3.8

 6–7 yaÅŸ            6.1        3.9

 7–8 yaÅŸ            6.2        3.7

 8–9 yaÅŸ            6.3        3.8

 9–10 yaÅŸ          6           3.8

 10–11 yaÅŸ        6.4        3.7

 EriÅŸkin             13.3      9.3

Penis küçüklüğü ya tek başına ya da dış genital yapılarda genel bir bozukluk ile birlikte meydana gelir. Her iki durumda cinsel gelişmeyi sağlayan hormonlarda veya penisi meydana getiren dokularda bir yetersizlik söz konusudur. Penis küçüklüğü ile birlikte testislerin yerinde olmaması anne karnında bebeğe ait hormonlarda bir yetersizlik olduğunu akla getirmelidir. Penis küçüklüğü ile birlikte bebeğin cinsel görünümünün belirsiz olması acil değerlendirmeyi gerektiren bir sorundur. Penis küçüklüğü bazı sendromların veya büyüme hormonu eksikliğinin bir sonucu da olabilir. Penis küçüklüğü vakalarının bir kısmında ise bir neden bulunamamaktadır. Penis küçüklüğü olan çocuklarda en önemli konu penis boyunun erişkin yaşta cinsel ilişki için yeterli olup olmayacağıdır. Bu nedenle yeni doğan döneminden itibaren hem testislerinin fonksiyonunun hem de penis dokusunun hormonlara cevabının ne durumda olduğunu göstermek için bir dizi inceleme yapılmalıdır. Penisi çok küçük ve erkeklik hormonuna cevap vermeyen çocukların cinsel kimliklerinin yeniden değerlendirilmesi gereklidir. Düşük doz erkeklik hormonu ile penis büyümesi sağlanan ve başka sorunu olmayan çocukları ergenlik dönemi sonuna kadar izlemek ve nedene göre tedavi planlamak gereklidir.

Kasık Fıtığı : ( İnguinal herni –Hidrosel )

Erkek bebekler annelerinin karnında iken, yumurtaları da kendi karınlarının içindedir. Bu yolculuk bir kanalın içinden olur. Karın içindeki testisler her iki kasıkta ayrı ayrı oluşan iki kanaldan torbalaya varırlar. Bu kanallar normalde doğumdan önce kapanırlar. Böylece karın içi ile dışı arasında bağlantı kalmaz. Ancak bu kanallardan birisi veya ikisi birden kapanmazsa o zaman fıtıklaşma olur. Nispeten dar bir kanal açıklığı kaldıysa, karın içi sıvısı bu kanallardan kasığa ve torbaya akar ve burasını şişirir. Bu şişlik çocuk uyanık ve hareketli iken artar. Çocuk uyuyup sakin yatınca azalır veya kaybolur. Tıp dilinde bu hastalığın adı Hidroseldir. Halk arasında “ Su fıtığı “ olarak bilinir. Eğer açık kalan kanal genişse o zaman bu kanaldan dışarıya ağlama veya ıkınma gibi hareketlerle karın içinden bir barsak bölümü fırlar, kasık veya torba şişer ve çocuk rahatsızlık hisseder. İşte bu kasık fıtığıdır. Her 100 erkek çocuğundan yaklaşık 4,4 ünde kasık fıtığı gelişir. Erken doğan veya düşük doğum kilolu bebeklerde fıtığa çok daha sık rastlanır.

Kızlarda da fıtık olur,Kızlarda da kasık kanalı vardır. Bu kanal açık kalabilir. Kız çocuklarında kasık fıtığına daha az rastlanır.Kızlarda dışarı fırlayan organ yumurtalıklardır.

Fıtığın tehlikesi tedavi edilmediğinde ortaya çıkar: Fıtık mümkün olan en kısa zamanda tedavi edilmesi gereken bir durumdur. Tedavide gecikmeler olduğunda barsak düğümlenmeleri, barsak ve yumurtalık çürümeleri kaçınılmazdır. Halk arasında “ fıtık boğulması “ diye tanımlanan böyle durumlarda birkaç saat içinde doğru müdahaleler yapılmazsa sıkışan organların kanlanmaları ve beslenmeleri bozulur ve çürüme meydana gelir. Geç kalındığında hem hayati tehlike ortaya çıkar, hem de organların çürüyen kısımların çıkartmak gerekir. Bu da gereksiz yere artmış bir risk getirir.

Kısırlık  mümkündür: Fıtık ve hidroselde kısırlık iki türlü ortaya çıkar. Ya tedavideki gecikme nedeniyle sık sık ÅŸiÅŸen fıtık, damarlara baskı veya ısı farklılığı gibi deÄŸiÅŸik nedenlerle testisleri bozar. Çocukların kasık fıtığı veya hidrosel ameliyatlarında mutlaka büyütücü gözlükler kullanılmalı, en nazik aletlerle ve çocuk cerrahisi prensiplerine tam sadakatle bu ameliyatlar uzmanlarınca gerçekleÅŸtirilmelidir. Kısırlık yıllar sonra ortaya çıkan bir sorun olduÄŸu için de anlaşıldığında iÅŸ iÅŸten geçmiÅŸ olmaktadır.

Kasık fıtığıda tedavi

       Tedavi Çocuk cerrahisi uzmanlarınca ve çocuklara özgü yöntemlerle yapılması gereken ameliyatlardır.Kasık fıtığı ameliyatı teÅŸhis konduktan itibaren bir kaç gün içerisinde yapılmalıdır. Yapılmadığı takdirde ortaya çıkabilecek olan fıtık boÄŸulması ve organ çürümesi gibi riskler en fazla yeni doÄŸan ve süt çocuklarında ortaya çıkar. Hidrosel adını verdiÄŸimiz su fıtıklarında ise özel bazı durumlar dışında ameliyat için 1- 1,5 yaÅŸa kadar beklenebilir Bu özel durumlara ve erken ameliyata tecrübeli çocuk cerrahisi uzmanları karar vermelidirler. Yayınlarda fıtığın %4 oranında tekrarladığından bahsedilir.

Göbek  Fıtığı  (Umblikal Herni)

       DoÄŸumdan sonra göbek kanalının tam olarak kapanmaması sonucu oluÅŸur .%25–50 oranında gözlenir. Yüksek ailevi yatkınlık vardır. 3 yaşına kadar %90’ı tedavi gerektirmeden kendiliÄŸinden düzelir.AÄŸlama ıkınma ile göbekte gelip geçici ÅŸiÅŸlik olur. Bebek rahatladığında kendiliÄŸinden kaybolur.

Tedavi Prensipleri

Kızlarda 3 yaşına, erkeklerde 4 yaşına kadar geçmemişse Bir kez bile boğulma oluşmuşsa

Çapı 1.5cm ve üzerinde ise düzeltilmelidir.Oluşturabildiği Sorunlar

*Ağrı

*Beslenme bozukluÄŸu

*Åžekil bozukluÄŸu

*Fıtık boğulması

Bulguları

1.Huzursuzluk, ağrı.

2.Şişlik kaybolmaz, giderek artar ve üstündeki deri kızarmaya başlar.

3.Önceleri yediklerini kusar daha sonra da sarı - yeşil kusmaları başlar.

4. Karında şişlik, kanlı kaka yâda kaka yapamama.

Fıtık boğulması çocuğunuzun hayatını tehlikeye sokan bir durumdur. Acil cerrahi tedavi gerekir.

     Anne karnındaki cenin göbekten çıkarak, anneye uzanan damarlar ile yaÅŸamını sürdürür. DoÄŸumdan bir süre sonra düşen göbek kordonu içinde yer alan bu damarların geçebilmesi için karın duvarında bir açıklık vardır.  Birçok yeni doÄŸan bebekte bu açıklıktan karın içi organlar dışarı çıkarak,  göbekte bir ÅŸiÅŸlik oluÅŸtururlar. Bu durum Umblical herni (göbek fıtığı)  olarak anılır. Umblical hernimi bebeklerde ilk iki yaÅŸ içinde bir tedaviye gerek yoktur. Herni dışarıdaki ÅŸiÅŸlik zamanla büyüse bile, karın duvarının geliÅŸimi ile büyük olasılıkla kendiliÄŸinden iyileÅŸir. GöbeÄŸe bozuk para yapıştırmak veya göbek bağı baÄŸlamak gibi yöntemler iyileÅŸme olasılığını yükseltmediÄŸi için uygulanmamalıdır. İki yaşına gelen çocukta hala Umblical herni var ise hekime baÅŸvurulmalıdır.

Alt Islatma (Gece altını ıslatma - Enüresis-)

      Çocukların çoÄŸu 2–4 yaÅŸ arasında idrarlarını hem gece hem de gündüz tutmayı becerirler. ÇoÄŸu zaman mesane geliÅŸimindeki gecikmenin bir sonucudur,  bu nedenle de yaÅŸla sıklığı azalır. Üç yaşındaki çocukların %40'ı altını ıslattığı halde bu oran 5 yaşında %20'ye, 6 yaşında %10'a düşmektedir.  Erkek çocuklar kızlara göre daha sık altını ıslatma sorunu yaÅŸamaktadır.

 Gece altını ıslatma DoÄŸumundan itibaren hiç kuru kalmamışsa primer (birincil) tip, en az 6 ay kuru kaldıktan sonra altını ıslatmaya yeniden baÅŸlamışsa sekonder  (ikincil) tip altını ıslatmadan söz edilir. Altını ıslatan çocukların büyük çoÄŸunluÄŸu birincil altını ıslatma grubunda yer alır. Bazen altını ıslatmaya sık ve acil idrar yapma ihtiyacı duyma gibi bulgular eÅŸlik edebilir. Gece altını ıslatma, nedenlerine göre fizyolojik ve organik olmak üzere iki gruba ayrılarak incelenmektedir. Gece altını ıslatan çocukların büyük bir grubu (%90-95'i)  fizyolojik altını ıslatma grubunda toplanmaktadır. Bu çocukların gece uykuda mesane doluluÄŸunu hissetmelerinin yetersiz, mesane kapasitelerinin küçük ve uyku derinliklerinin fazla olduÄŸu bildirilmektedir. Önemlisi altını ıslatmanın büyük oranda genetik yatkınlığa dayanmasıdır. Anne ve babadan birisinde altını ıslatma öyküsü varsa çocukta % 45, ikisinde birden varsa %77 oranında altını ıslatma sorunu yaÅŸanmaktadır. Aile öyküsü olan olgular iyileÅŸme zamanı bakımından ailelerine benzer bir seyir göstermektedirler.

Hangi hastalıklara eşlik eder

             Altını ıslatan çocukların %2-3'ünden ÅŸeker hastalığı, böbrek hastalıkları, mesane hastalıkları gibi sorunlar saptanmaktadır. Olguların  %5-10'unda ise altını ıslatmaya sık ve acil idrar yapma ihtiyacı gibi yakınmalar eÅŸlik etmektedir. Bunlar "polisemptomatik altını ıslatma"  olarak tanımlanmaktadır. Bu çocuklarda idrar yolu enfeksiyonu, idrarda bakteri olması, kabızlık ve bazen besin alerjisi saptanmaktadır.

Psikolojik sorunlar

             Genel olarak psikolojik olaylar daha önce söz edilen primer altını ıslatma sorununa yol açmazlar. Bu nedenle de altını ıslatan çocukların büyük çoÄŸunluÄŸunda bir ruhsal sorun aramaya gerek yoktur.  Ayrıca kötü çocukların altını ıslattığı gibi ön yargıların geçersiz olduÄŸu akıldan çıkarılmamalıdır. Bir ruhsal sorundan sonra altını ıslatma yaÅŸanıyorsa bu genellikle fizyolojik altını ıslatmanın yeniden ortaya çıkmasıdır. Davranışsal gerilemesi olan çocuklarda gece altını ıslatma yanında okul baÅŸarısızlığı, korku gibi ek bulgular vardır ve bunların mutlaka çocuk psikiyatristleri tarafından görülmesi gereklidir.

Nasıl yaklaşılmalı

             Hemen ve önemle belirtmeliyiz ki altını ıslatmanın kendisinden çok, bu çocuklara ailelerin ve toplumun yanlış tutumları zarar vermektedir. Bunların içinde en tehlikelisi "Altına yapan kızını sobaya oturttu" gibi haber baÅŸlıklarına konu olan cinsel bölgelere yönelik

cezalandırma giriÅŸimleridir. Bu tür tutumlar, çocuklar üzerinde etkisi ömür boyu sürecek izler bırakmaktadır. Altını ıslatan çocukların fizyolojik bir geliÅŸme gecikmesi yaÅŸadığı (bir tür diÅŸ çıkarmanın,  konuÅŸmanın gecikmesi gibi) ve ailenin temel görevinin çocuÄŸun benlik saygısı zedelenmeden bu sorunu atlatmasını saÄŸlamak olduÄŸu unutulmamalıdır. Bu nedenle altını ıslatan çocukların en geç 6 yaşında konuyla ilgilenen bir çocuk hekimi tarafından deÄŸerlendirilmesi ve gerekli incelemeler yapıldıktan sonra bir tedavi planı yapılması gereklidir.

Tedavide kullanılan yöntemler

 Altını ıslatan çocuklara genel olarak 7–8 yaşına geldiÄŸinde tedavi için giriÅŸimlerde bulunulması önerilmektedir. Bu giriÅŸimlerin başında çocuÄŸun kendisinin ya da ailesinin gece uyanmasına dönük programlar gelmektedir. Ailenin çocuÄŸu gece uyandırıp tuvalete gitmesini saÄŸlayan program uygulanır. Bu program %90 oranında baÅŸarı saÄŸlamıştır.

 Gece altını ıslatma tedavisinde temel prensipler 

1- Gece kalkıp tuvalete gitme bir hedef olarak kesinleÅŸtirilmeli

3- Tuvalete ulaÅŸmak kolaylaÅŸtırılmalı

4- Ã‡ocuÄŸun kuru kalma sorumluluÄŸunu üstüne almasına yardım edilmeli

5- Yatmadan önceki 2 saat boyunca fazla sıvı alımından kaçınılmalı

6- Kafein içeren içecekler kesinlikle verilmemeli

7- YataÄŸa girmeden tuvalete gidilmeli

8- Gece kuru kalması için bez baÄŸlanmamalı (gece kalkma motivasyonunu olumsuz etkilemektedir)

9- Sabah temizliÄŸine çocuÄŸun katılımı saÄŸlanmalı

10- Ã‡ocukların benlik saygıları desteklenmeli

11-Ailelere nasıl davranacaklarını anlatan kılavuzlar hazırlanmalı

12-Çocukların hangi günler kuru kaldıkları bir kart üzerine işlenmeli

13-Çocuklar en az ayda bir kez kontrol edilmelidir

Â